Euthanasia – “Ötenazi”

Fazlasıyla ilginç bir konu olarak bugün ötanazi hakkında birşeyler karalamaya çalışacağım. Peki şimdi ötenazinin tanımı kendime göre yapayım. Bence kişinin kendi isteği ile kendi yaşamına son vermesidir. Peki Wikipedia’da yapılan tanıma bakarsak;

“bir kişinin veya bir hayvanın yaşamını, yaşamlarının dayanılamayacak durumda olarak algılanması sebebiyle, acısız veya çok az acıtan bir ölümcül enjeksiyon yaparak, yüksek dozda ilaç vererek veya kişiyi yaşam destek ünitesinden ayırarak sonlandırmak.” ->link

Birçok ülkede ötenazi yasaktır ve aynı zamanda da genel olarak, bütün dinlerde de yasaklanmıştır. Tabiki yasaklı ülkelerden biride Türkiye. İsviçre, Belçika ve Amerika Birleşik Devletleri’ninde bazı eyaletlerinde ötenazi yasaldır. Almanya’da da son zamanlarda çıkan yasaya göre belirli süre yaşama süresi kalan hastalara uygulanabilmektedir.

Şimdi hal böyle iken, örneğin İsveçre’de gönüllülerden kurulan bir dernek, bu tarz hastalara kendileri intihar edebilmeleri için yardımcı oluyorlar. Bu derneğin ismi Dignitas, sloganları ise;

To live with dignity – To die with dignity – Şerefinle yaşa, Şerefinle öl.

Dernek, İsviçre’de 2100’den daha fazla kişiye bu konuda yardım etmiş. Tabi bu yardımında bir bedeli var 2017 için ödemeniz gereken bedel yaklaşık $7980. Türk lirası olarak bu bedel günün kuru ile 32694 TL’dir. Örneğin İngiltereden birçok insan intihar turizmi olarak son defa İsviçre’ye gidip Zürih’teki Dignitas kiralık dairelerinde ötenazi yaptırdığı medyada birçok defa konuşulmuş.

Yukarıdaki Dignitas tarafından çekilen kısa filmde, Fransız yazar ve çevirmen olan Michèle Causse’un son dakikalarına şahit oluyorsunuz. Videonun başlarında neden ötenazi yapmaya karar verdiğini anlatıyor ve daha sonra bunu gerçekten yapıp isteyip istemediğini soruyor. Hasta bunu istediğini teyit ettikten sonra ilk önce kusmayı önleyici ilk ilacı veriyor, yaklaşık yarım saat sonra suda çözünmüş 15 gr pentobarbital sodyumu(uyku hastalığı olanların tedavisinde ve hayvanlara ötenazi için de kullanılıyor) ağız yoluyla içirtiyor. Yanlız tüm süreç bir kamera ile kayıt ediliyor ve hiç bir şekilde solüsyonu hazırlayan kişi, hastaya yardım etmiyor. Hasta hepsini kendi başına içmek zorunda kalıyor. Karışımın tadı çok kötü olduğundan ya çikolata veya meyve suyu ile tadını bastırmaya çalışıyorlar. Hasta 5 dakika içerisinde derin bir uykuya dalıyor ve 1 saat içerisinde de ölüyor.

Ötenaziyi sosyojik açıdan incelersek, tartışmalı bir konu olduğu kesindir ki ve eminim herkesin hayatında hastalıklı bir insanın bakımına şahit olmuştur. Aslında bakanında bakılanında hiç istemediği bir durumdur bu aynı zamanda. Büyüklerimiz zaman zaman Allah hayırlı ölüm nasip etsin diye söylerler. Tabiki boşuna bir söylem değildir çünkü genelde yatalak bir hastaya bakan kişi, akrabalık derecesi ne olursa olsun, doğal olarak bir zaman sonra bakmak istemiyor.

İnsan oğlu genlerinden gelen hissiyata göre hiçbir zaman ölmek istemiyor ve yaşama tutunmak için elinden geleni yapıyor ancak bu hissiyatı insan, düşünerek yenebiliyor ve bu yaşama içgüdüsünü kendi isteği ile sönümleyebiliyor. Bunun adı intihardır. Herhalde İnsanoğlundan başka intihar edebilen başka bir varlık var mıdır acaba? Bunuda düşünebilmemiz sayesinde yapabiliyoruz. Sonuçta ötenazide bir intihar çeşidi ama başkaları tarafından yapılıyor.

Eğer inançlı bir insansanız çok fazla seçeneğiniz yok. Ölümü beklemek zorundasınız o sizi bulana kadar. Ben ise en azından, acı çeken ve tedavisi olmayan hastalara hak olarak tanınması taraftarıyım. Hiçbir sevdiğim insanın gözlerimin önünde uzun süre acılar çekerek ölmesine seyirci kalma taraftarı değilim. Tabiki o hastalar bunu bazı gerekçelerle red edebilir ve bu onun en doğal hakkıdır ve olmalıdır da… Ama en azından hak olarak verilmeli diye düşünüyorum.

Bu videoyu izlediğimde çok etkilendim ve böyle bir yazı yazmaya karar verdim. 12.05.18
Eğer düşüncelerinizi yorum olarak yazmak isterseniz mutluluk duyarım.

İyi akşamlar
Gökhan

http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Su Kalite sensörü ve Brita su sürahisi

Merhabalar,

Brita kartuşları ile ilgili yazdığım yazının üzerinden uzun bir süre geçti. Herhalde tam da Türkiye distribütörünün değiştiği zamana denk geldi herhalde ki, Brita Türkiye’ye sağlam bir giriş yaptı. Artık heryerde filtrelere ulaşabiliyorsunuz. Bende uzun süredir bu filtreleri kullanıyorum. Peki hiç kendinize sordunuz mu acaba bu filtreler ne kadar güvenli?

Evet bugün biraz bu konu ile ilgili yazı yazmaya karar verdim. Hepsiburada.com sitesinde dolaşırken, Su kalite sensörüne (TDS) denk geldim. Aldığım ürünün bilgisine buradan ulaşabilirsiniz. Ürünün açıklama kısmı aşağıdaki gibidir;

  • Cep tipi ve taşınabilir TDS metre ile suyunuzun kalitesini ölçmek istediğiniz her an, kolay kullanımı ile anlık olarak kullanılabilirsiniz.
  • TDS (Total Dissolved Solids) Toplam Çözünmüş Madde: Su içinde çözünmüş halde bulunan ve basit filtrasyon yöntemleri ile tutulamayan mineralleri, katyonları, anyonları, ağır metal iyonlarını ve az miktarda organik maddeleri içerir.
  • TDS Metre ile, suyun tds olarak değerlerini en doğru ve kolay bir şekilde rahatça ölçebilir, cihazınızı güvenle kullanabilirsiniz.
  • Termometre özelliği ile suyun saflığını ölçebildiğiniz gibi sıcaklığını da ölçebilirsiniz.

Bilgiyi direk olarak siteden kopyaladım. Minareller, katyon ve anyonlar aynı zamanda ağır metaller hakkında bilgi veriyor. Ancak maalesef bu sensör suyun içinde hastalık yapabilen mikroorganizmalar hakkında bilgi vermiyor. Sonuçları sadece bu açıdan değerlendirmek gerekiyor.

Cihazın ölçüm değerlerinin anlamı:

  • 0-50: En Yüksek Saflık (İçilebilir)
  • 50-100: Yüksek Saflık (İçilebilir)
  • 100-300: Standart Saflık (İçilebilir)
  • 300-600: Kireçli Su (İçilebilir, Ancak Tavsiye Edilmez)
  • 600-1000: Kötü Tat, Düşük Saflık (İçilebilir, Ancak Tavsiye Edilmez)
  • 1000-9990: Saf Değil (Kesinlikle İçilebilir Değildir)

Sensör ilk iş yerime geldi. Bu sebeple ilk ölçümlerimi iş yerinde aldım. Musluk suyu ile Hayat markasının damacana suyu karşılaştırdım.

Ölçüm yeri Ölçüm değeri(TDS)
İş yeri musluk suyu (Gebze Organize) 114
Hayat Damacana 55

 

Buradaki değerlere baktığınızda musluk suyu bile standart saflıkta ve içilebilir olarak gözüküyor. Aynı şekilde Hayat su markasıda yüksek saflık – içilebilir kısmında yer alıyor.

Aynı testi evde, musluk suyu ve brita su sürahisi arasında yaptım.

Ölçüm yeri Ölçüm değeri(TDS)
Musluk suyu (Gebze) 110
Brita Su Sürahisi 67
Erikli Damacana 61

Kocaelinin suyu yuvacık ve namazgah barajlarından karşılanıyor. Su dağıtımını yapan İSU da kocaeli suyunun içilebileceğini bu yazıda belirtmişler. TDS sensörünün ölçtüğü rakamda bunu ispatlıyor zaten. Tabloya baktığınızda Brita ile arıtılmış musluk suyu TDS değeri neredeyse yarıyarıya azalmış. Yani standart ölçüm aralığındaki suyu yüksek standart aralığına çıkarıyor ki filtreyi neredeyse 1 aydır kullanıyoruz.

Farklı markalarla ölçüm yaptıkça buradaki tablolara ekleyeceğim. Ancak önceden de dediğim gibi mikro-organizma açısından değerlendiremiyoruz. Oturduğumuz bölgenin musluk suyu standart içilebilir bir seviyede. Ancak iş yeri ile ev arasında bile ufak farklılıklar var. 0-50 arasında suyu içmek ne kadar doğru bilemiyorum. Çünkü ters osmozlu su filtrelerin yararlı mineralleride aldığını internet üzerinden okumuştum. Yüksek saflık aralığında su içmek bu mineralleride almak açısından bence daha önemli. Kısacası Britayı kullanmaya devam edeceğim, kullanın kullandırın 🙂

İyi günler
Gökhan

http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Kahve üzerine kısa bir yazı

Merhabalar,

Yeni yıla henüz giriş yapmışken, aklımda varolan ve olmayan bir ton konu üzerine yazı yazabilirdim ancak kısa bir yazı yazmak geldi içimden. Bu seneden sosyal anlamda başardığım bir konudan bahsetmek istiyorum.

kahve kavurmak 🙂

Bu arada konuyu asıl öğrendiğim yerin adresinide paylaşmak istiyorum. Bu linkten ulaşabilirsiniz. Sinbonun havalı mısır patlatma makinesini almanız gerekiyor, zaten yazıdada en verim aldığı ürünün bu olduğu yazıyor bende tavsiye ederim. Çiğ çekirdek kahveyi bu adresten temin ediyorum.

İlk aldığım, Etiyopya Sidamo Gr4 dry aged çiğ çekirdek kahvesiydi. Bunu ev ortamında 50 gr ve 8 dk. olarak full city kavurdum. Ancak bu makineyle 1 saat içinde max. yarım kilo kadar kavurabildim 🙁 Kavurduğunuz kahveleri min. 1-2 saat ideali de 1 hafta havasız ortamda bekletmeniz gerekiyor. Diğer yarım kiloyu ise 45 gr 7 dk city ile fullcity arasında olarak kavurdum ancak henüz deneme fırsatım olmadı.

Lavazzadan aldığım bir kilo kavrulmuş kahve çekirdeği duruma göre ortalama 100 TL yi bulurken. Çiğ kahve ortalama 30 TL civarında dolaşıyor. Sinbo mısır patlatma makinesini Teknosa’dan 59 TL ye satın aldım. En az 1 saat boş zaman ve elektrik faturası için 0,52 TL (Mısır patlatma makinesi 1100Watt. 45gr olarak kavurma yaparsanız 11 kez işlemi tekrarlayarak 77 dk makineyi kullanırsınız. Bu da 1 saat 17 dk yapar. Bu arada elektriğin saat başına birim fiyatı 0.41 TL dir. -Çok mu teknik oldu ne 🙂 – )

Son olarak eklemek istediğim tek bir nokta var, ev ortamında kahve kavurmak yalnız yaşamıyorsanız hiç mantıklı değil çünkü kavurma işlemi başladığında yaklaşık bir dakika içinde kahve muazzam bir şekilde küspe atmaya başlıyor ve pişirme bittiğinde ise duman çıkıyor yani işlemi bitirdiğinizde ayağa kalkıp eve bakarsanız havada yoğun bir duman bulutunun dolaştığını göreceksiz 🙂 Eşiniz biraz kafayı yiyebilir. Bu arada bu duman en az 2 gün evden çıkmıyor bunuda belirtmekte fayda var.

Sevgiyle kalın,
Gökhan

http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Arttırılmış Gerçeklik (AR) ve PLM

Merhabalar,

Bugünkü yazımda yakın gelecekte hayatımıza girecek olan arttırılmış gerçeklik kavramından ve birazda CAD sistemlerine nasıl entegre edilebileceği hakkında bahsedeceğim.

Amerika hava kuvvetleri için Amstrong labarotuarında 1992 yılında geliştirilen bu yapı, şimdilerde eğitim, sanayi, tıp, savunma gibi birçok alanda yakın gelecekte kendine yer edinecek. Birçok firma bu alanda şimdiden çalışmalara başlayarak teknolojide yerini ayırtmaya çoktan başladı. Mesela en çok bilinen uygulamalardan olan snapchat, bu özelliği kişilerin kamera önünde sky filter  kullarak, kullanıcıların fotoğraflarını değiştirmelerine olanak sağladı.

Farklı bir donanım kullanmadan mevcut cep telefonu ve bilgisayarlarımızın kameralarını kullanarak gördüklerimizi daha farklı deneyimleyebiliyoruz ve buna arttırılmış gerçeklik diyoruz. Peki ya gerçeği görmek istersek 😕 O zamanda AR gözlük kullanmanız gerekecektir.

Peki CAD ortamını nasıl etkileceyecek bir fikriniz var mı 😕

Tabiki çok işin içine girmeden, sosyal medyada gördüğünüz birşeyler var, ama artık durum biraz daha farklı çünkü 5 sene içerisinde artık görmeye başlıyacağımızı düşünüyorum. QualComm firmasının artırılmış gerçeklik ile ilgili firması olan Vuforia, 2014 yılında PTC (eski adıyla ProEngineer) tarafından 65 miyon dolara satın alındı…

Peki PTC bu firma ile neler yaptı buna bir bakalım. İlk başlarda genellikle eğlence sektöründe kendine yer edinen artırılmış gerçeklik ile, PTC PLM sistemini entegre eden ThingsWorx ile sektöre yeni can ve kan getirdi.

Hemen bakalım ne yapmışlar;

Elbetki izlerken sıkılabilirsiniz ancak sonlara doğru CAD sisteminde nasıl uygulanabileceğini sizlere gösteriyor. İşte dananın kuyruğunun koptuğu noktada tam burası 🙂

Kamera ile baktığınız yer, etiketi okuttuğunuzda önceden tanımlı bölgeler dijitalize oluyor. Sistem buluta bağlanıp CAD datayı indirdikten sonra cad datayı önceden tanımladığınız yere pozisyonlandırıyor ve sensör üzerindeki verileri de arayüz üzerinden kullanıcılara aktarıyor. Biraz büyülü değilmi 😕

Aslında bunların hepsini Vuforia isimli bu kütüphane sayesinde yapabiliyorsunuz. Bu kütüphane ile Unity üzerinde platform bağımsız olarak oyun geliştirir gibi yazılım yazabiliyorsunuz ancak oyun nesnelerine tanımlayacağınız scripleri C# ile yazmanız gerekiyor. Bu arada Android Studio ile Java desteğide var.

Eğer sizde biraz uğraşmak istiyorsanız, youtube üzerinde bir çok video bulabilirsiniz. Size güzel bir başlangıç yaptıracak faydalı bir video tavsiye edeceğim.

Umarım Faydalı olmuştur, sevgiyle kalın.
Gökhan

http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Best of Ludovico Einaudi

Modern çağın en ünlü piyanistlerinden olan Ludovico Einaudi’nin bana göre olan en iyi parça listesini paylaşıyorum. İyi dinlemeler 🙂

  • L’origine nascosta
  • I giorni
  • Divenire
  • Una Mattina
  • Andare
  • Nuvole Bianche
  • Le onde
  • Giorni dispari
  • Oltremare
  • Elegy for the Arctic
  • Fly
  • Fuori Dalla notte
http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

KAI vs Global Yoshikin

Evet, bugün başka bir bıçak yazısı ile karşınızdayım. Daha öncesinde KAI ile bir Türk firması olan Sürbısa’yı karşılaştırmıştım.(Yazımı buradan okuyabilirsiniz.) Şimdide, o zamanın kazananı olan KAI ile Global Yoshikin mutfak bıçağını karşılaştıran bir yazı yazmaya çalışacağım.

Başlıyoruz…

Bir önceki yazımda KAI ile yazdıklarımı kısa bir özetlersem, bicakcim.com sitesinden satın almıştım. Bıçak ile ilgili tüm bilgilere gerekse site üzerinden gerekse de bıçakla gelen kılavuz üzerinden ulaşabiliyorsunuz(sertlik, bileme açısı gibi…) paketleme tasarımı ve ambalajlama rakibine göre gerçekten kaliteli ve ucuz hissiyatı vermiyor. İlk bileme keskinliği yaklaşık 2 ay gidiyor ve 2000 grit bileme taşı ile biledikten sonra keskinliği yaklaşık 1 ay kadar taşıyabiliyor. Daha sonra 1000 grite düşmeden tekrar 2000 grit bileme taşı ile bileme yaptığınızda ustura seviyesine tekrar çıkarabiliyorsunuz. Neyse hatırlamak için bu kadar bilgi yeter. Birazda Global hakkında bilgi verelim…

Bıçağı crate&barrel sitesinden Global® Soyma Bıçağı 8cm  kargo ile beraber 196 TL ye satın aldım. Satın alma sürecinde herhangi bir problemle karşılaşmadım. Dört gün içerisinde elime ulaştı. Paketi açtığımda global, ilk sürprizini yaptı 🙁 Öncelikle kargo paketlemesinden bahsetmiyorum, crate&barrel güzel bir şekilde paketlemişti. Ancak ürünün kendi ambalaj paketi tam bir faciaydı. Fotoğrafını çekmedim ama keşke çekseydim. Dikdörtgen olarak kesilmiş karton üzerinde iki adet amerikan kelepçesiyle tutturulmuştu. Üzerinde hiç bir bilgilendirme kağıdı yoktu ve bıçağın keskin tarafı açıktaydı ve üst tarafında da ufak bir deformasyon vardı. İlk olarak bu manzarayı görünce gerçekten aldığıma pişman oldum. Ancak daha sonra yinede kullanmaya karar verdim.

Ürün öncelikle hafif, tutması ve kavraması kolay ancak bıçağın sap kısmı yekpare ve ince olduğundan dolayı avuç içini tam doldurmuyor ilk başlarda biraz garipsiyorsunuz ancak alışınca sıkıntı ortadan kalkıyor. Eşimin ilk başlarda sevmediğini hissettim genelde ilk zamanları pek kullanmıyordu, şimdilerde elinden düşürmüyor 🙂 satın almamdan itibaren 3 ay gibi bir süre geçti ve geçen akşam bıçağın keskinliğini kontrol ettim. Hala hatırı sayılır bir keskinliği vardı KAI’ye göre keskinliği daha uzun kalıyor. Çünkü KAI bu süre zarfından çoktan bileylenmek istiyordu. Akşam 1000 gritlik  yağlı taşımla biraz bileyledikten sonra 2000 gritlik seramik taşımla devam ettim. Yaklaşık 10 dk. bileyleme sonunda sonuç mükemmel. Süper bir keskinliğe ulaştı. Kesinlikle keskinlik alma konusunda KAI’nin de üstünde diyebilirim.

şimdi yazdıklarımı toparlarsam, aslında yukarıda keskinlik tutma biley alma açısından Global’in KAI’den üstün bunu gönül rahatlığı ile söylerim. Ama ambalajı benim için tam bir hayal kırıklığıydı. Satın alma kolaylığına gelirsek Global piyasada pek bulunmuyor. KAI’yi bicakcim.com üzerinden temin edebilirsiniz. Belki yurt dışından temin edebilirsiniz. Benim açımdan kazanan Global Yoshikin oldu. Şimdi sıra bir adet Global Yoshikin şef bıçağı almaya geldi 🙂

Bu yazı kesmediyse aşağıdaki linkte 11 adet bıçağı karşılaştırmalı olarak açıklıyorlar. Bilin bakalım kazanan kim 🙂

Chefs Knives Rated

İyi günler dilerim.
Gökhan

http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Hyundai Accent Era şanzıman yağı değişimi hakkında

Merhabalar tekrar,

Bugün aracım ile ilgili bir bilgi paylaşmak istiyorum. Belki internette arama yapan insanlar için benim tecrübelerim de onlara yol gösterir. 2009 model Hyundai Accent Era marka bir aracım var. Aracı yeni aldığımda motorun tüm sıvılarını değiştirmek istedim. Bu değişim listesinin içerisine şanzıman yağınıda dahil ettim. Uzun bir süre araştırma yaptıktan sonra, kullanma kitapçığında tavsiye edilen 75W-85 numaralı yağı piyasada bulamadım. Formlarda birkaç kişinin aynı model araca 75W90 numaralı yağı koyduklarını ve hiçbir sıkıntı yaşamadıklarını okudum. Biraz daha araştırma yaparak, mobil markasının 75W-90 numaralı yağını almaya karar verdim. Internet üzerinden litresi 48 TL den 3 litre olarak toplam 144 TL vererek satın aldım.

Özel bir serviste, aracın bakımları esnasında yağıda değiştirtdim. Özellikle ne kadar işçilik parası aldıklarını bilmiyorum. Çünkü o gün araç üzerinde düşündüğüm herşeyi değiştirdim. Şimdi gelelim araçta neler oldu…

Şanzıman gerçektende kötüleşti. İlk çalıştırma zamanından beri takılmalar, geçişlerde sertlik ve kemikli geçme gibi. Özellikle havanın çok soğuk olduğu günlerde 1. vitesten 2. vitese geçmek için aracı durdurmanız gerekiyor, o derece yani… ancak araç ısınmaya başladığında vites gayet güzel bir şekilde yumuşuyordu. Bizde tekrar değiştirmeye karar verdik ve Hyundai yetkili servisinden şanzıman yağı değişimi için gün aldık.

Servis yağ değişimi için 115 TL aldı ve aracın temizliğinide yaparak aynı gün teslim etti. Peki Sonuç ??

Gerçek istediğim hale geldi, geçişler fevkalade bir şekilde yumuşamış  o eski yağ halinde kullandığımız halinden eser kalmamıştı.

Peki, ben birşey olmaz diyerek farklı yağ koymam aslında neye sebep olmuştu?

İlk önce tablolarla bir karşılaştıralım:

Hyundai’nin tavsiye ettiği yağın özellikleri

SHELL Hyundai Gear Oil 75W-85
Adı Metot Birimler 75W-85
Yoğunluk @ 15°C DIN EN ISO 12185 g/ml 0.893
Viskozite @ 100°C ASTM D445 mm²/s 12
Viskozite @ 40°C ASTM D445 mm²/s 66
Brookfield Viskozitesi@ -40C(75W) DIN 51398 mPa.s (cP) N/A
Akma Noktası DIN-ISO 3016 °C -40

Aşağıdaki tabloda benim internet sitesinden aldığım mobil 75W-90 özellikleri:

Mobilube 1 SHC 75W-90
Adı Metot Birimler 75W-90
Yoğunluk @ 15°C DIN EN ISO 12185 g/ml 0.868
Viskozite @ 100°C ASTM D445 mm²/s 15,1
Viskozite @ 40°C ASTM D445 mm²/s 102
Brookfield Viskozitesi@ -40C(75W) DIN 51398 mPa.s (cP) 66000
Akma Noktası DIN-ISO 3016 °C -54

Aşğıdaki tablolarda castrol markasının ürünlerinin özellikleri:

CASTROL SYNTRANS AT 75W-90
Adı Metot Birimler 75W-90
Yoğunluk @ 15°C DIN EN ISO 12185 g/ml 0.844
Viskozite @ 100°C ASTM D445 mm²/s 14.1
Viskozite @ 40°C ASTM D445 mm²/s 99
Brookfield Viskozitesi@ -40C(75W) DIN 51398 mPa.s (cP) 49000
Akma Noktası DIN-ISO 3016 °C -42

2. ürün:

CASTROL SYNTRANS MULTIVEHICLE 75W-90
Adı Metot Birimler 75W-90
Yoğunluk @ 15°C DIN EN ISO 12185 g/ml 0.873
Viskozite @ 100°C ASTM D445 mm²/s 15.09
Viskozite @ 40°C ASTM D445 mm²/s 76
Brookfield Viskozitesi@ -40C(75W) DIN 51398 mPa.s (cP) 20000
Akma Noktası DIN-ISO 3016 °C -51

3. ürün:

CASTROL SYNTRANS 75W-85
Adı Metot Birimler 75W-85
Yoğunluk @ 15°C DIN EN ISO 12185 g/ml 0.837
Viskozite @ 100°C ASTM D445 mm²/s 11.9
Viskozite @ 40°C ASTM D445 mm²/s 64.6
Brookfield Viskozitesi@ -40C(75W) DIN 51398 mPa.s (cP) 18000
Akma Noktası DIN-ISO 3016 °C -60

Neyse artık yavaş yavaş sonuçlandıralım 🙂 …

Sadece 40°C deki viskozite değerlerine baksanız bile farkedersinizki aradaki fark neredeyse 2 katı. Yani aslında koyduğum mobil yağı Shell yağından daha yoğun(Kalın) bir yağ imiş. 3-5 farketmez diyerek, kullanma klavuzundan farklı yağ koymamanızı tavsiye ediyorum. Bu arada sıcaklık değerleri yüksek seyreden bölgelerde 75W-90 da kullanırsanız, belki herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmayabilirsiniz. Çünkü okuduğum formda birisi İzmirde oturduğunu ve bu yağı koduğunu ve herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmadığını belirtiyor. Karar sizin…

Sevgi ve Saygılarımla,
Gökhan

http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Sürbısa VS KAI

Sürbısa ile KAI karşılaştırması

Merhabalar,

Bugün sizlere ilgilendiğim bir konu üzerinden, iki adet markayı tanıtacağım. Daha önceki bir yazımda bıçak bileme ile ilgili yazı paylaşmıştım. Merak edenler buradan okuyabilirler. Sakın ola ki bu konu üzerinde master olduğum anlaşılmasın 🙂 sadece ilgiliyim. Gerçekten de bu konuda takıntım var diyebilirim. Bazen boş zamanlarımda takıntılı bir biçimde bıçak biliyorum desem yanlış olmaz.

Bahsedeceğim markalardan biri Sürbısa. Bu arada Sürbisa değil, “Sürbısa”. Google aratırsanız Sürbısa hakkında fazlasıyla bilgi bulabilirsiniz. Çok sevende var, çok yerende ama genel olarak tavsiye eden çok fazla kişi var diyebilirim. Evlenmeden önce 2 farklı modeli satın almıştım. bunlardan biri 2014 yılının aralık ayında aldığım, (eğer yanlış hatırlamıyorsam 90 TL idi) pimli siyah plastik saplı olan modeli;

diğeri ise ağaç saplı şef aşçı bıçağı olan modelinden, çok amaçlı mutfak bıçağı;

Bu modeli 2014 yılında 80 TL gibi bir fiyata satın almıştım. Şu an siteden kontrol ettiğimde tüm modellere 20 TL civarında zam gelmiş. Şuan da ağaç saplı model 100 TL, pimli model ise 110 TL’ye satılıyor.

Kendilerinden direk satın alabileceğiniz siteleri mevcut http://www.surbisapazarlama.com/  adresinden temin edebilirsiniz, sitede genel anlamda bıçakların boyutları kullanımı ile bilgiler mevcut, onun  dışında kullanılan malzeme ve sertlik bilgileri gibi teknik bilgileri mevcut değil. Yukarıda belirttiğim bıçaklar Sürbısa’da alabileceğiniz en pahalı bıçak grubuna giriyor. Satın aldığım bu bıçaklar ilk elime ulaştığında ilk izlenim olarak, pimli model için özel bir ambalajlama çalışması yapılmamış gibi duruyordu basit gelmişti. Ancak ağaç saplı modelin ise ambalajı diğerlerine göre daha özel duruyordu.

Gelelim işlevselliğine 🙂 Mesleğim aşçılık değil ancak yemek yapmayı severim ve Kesinlikle belirtmek isterim ki yemek yaparken en nefret ettiğim şey -kör bir bıçak- kesinlikle yemek yapmaktan soğutur insanı. Her iki bıçakta yaklaşık 3 hafta kadar ilk kullanım keskinliğini korudular daha sonra Wüsthof marka elmas masat ile bileyerek keskinliğini arttırdım.

Belirli bir süre sonra beni kesmedi. Lansky bileme seti ile keskinliğini arttırmak istedim ancak maalesef bileme açıları farklı çıktı. Bu bileme seti normalde mutfak bıçaklarını 20 derecede bilenmesini tavsiye ediyor. Bende bıçağa lansky’i kullanarak tekrar ağız açtım. Bileme zorluğu açısından karşılaştırırsam en kolay bilenen modeli ise ağaç saplı modeldi. Hafif körelmiş ucu hemen keskinleşiyor. Pimli model ise tam tersine daha zor bileniyor. ancak maalesef tecrübe ile sabittir ki aşırı keskin ucu iki modelde kaldırmıyor. Eğer bıçak ağzında herhangi bir zedelenme yoksa genel olarak 1000 gritlik taşla bir üzerinden geçip daha sonra 3000 gritlik seramik taşla devam ediyorum ve son olarak deri üzerinde tersine bileme işlemine devam ederek, sonlandırıyorum. peki sizce sonuç nedir ?

Bıçak çok keskinleşiyor, saman kağıdını bile en ufak bilek hareketi ile kesebiliyorsunuz ancak maalesef bu keskinlik 1 hafta bile kalmıyor bıçak üzerinde.

Şimdi yazdıklarımı toparlarsam, bıçakların hangi malzemeden yapıldıkları ile ilgili herhangi bir bilgimiz yok ve satışı yapılan sitede modellerle alakalı malzeme sertlik bilgisi paylaşılmıyor. Ağaç saplı model bileme kolaylığı açısından pimli modele göre daha iyi. ancak keskinlik tutma açısında iki bıçakta kötü. Fiyat olarak yerli firma markalarına göre pahalı (bu arada dövme bıçaklar için konuşuyorum) performans açısında yabancı firmalara göre çok aşağıda ancak yerli firmalara göre ortalama diyebilirim. Bu arada sertlik bilgisi sormak için kendilerine mail attım. Yaklaşık 3 gün içerisinde geri dönüş yaptılar ve bıçaklarının 56-57 HRC sertleğinde olduğunu belirttiler. Bence bu bilgiyi siteyede koymaları gerekir diye düşünüyorum ama genelde ilgililer en azından bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Alınır mı diye sorarsanız bana? Bence alınır, genel anlamda çıkabildiği kalıcı keskinlik seviyesi kötü değil. Bütçeniz fazla değilse, ufak tefekte bir masatınız varsa bıçak fazlasıyla iş görür bence.

Şimdi gelelim başka bir markaya. http://www.bicakcim.com  da gezerken KAI marka japon bıçaklarının distribütörlüğünü aldıklarını gördüm. Bir zamanlar deli gibi aramıştım ancak hiçbir yerde bulamamıştım. Şimdi tam karşıma çıkınca, hemen sipariş verdim.

Kai Wasabi Black Dilimleme Bıçağı 6710P modeli bıçağı 173 TL gibi bir fiyata satın aldım. Çok daha pahalı modelleri var ancak bu bile dilimleme bıçağı için fazla bir miktar. Gerçi siparişi verdikten sonra acaba yanlış mı yaptık diye aklımdan  geçirirken, siteden siparişiniz kargoya verildi mesajını görünce geç kaldığımı anladım 🙂 Walla haklarınıda yememek lazım gerçekten çok hızlılar 😉 Bir sonraki gün kargo elime ulaştı. Ürün için gerçekten güzel bir ambalaj hazırlamışlar, içinde kullanım kılavuzu vardı ve bu kılavuz içerisinde bileme açısı, sertlik ve kullanım koşulları ile ilgili bilgiler veriliyor. Ürünün görünüm ve servis detayları üzerinde gerçekten çalışılmış. Ucuz ürün hissiyatı vermiyor zatende öyle olması gerekir gerçekten de ucuz değil çünkü. Satın aldığım ürün KAI bıçak ailesinin en alt ve ucuz ürünüdür bunu da belirteyim. Eşim yaklaşık 2 aydır kullanıyor ve çok memnun. Benden bu süre zarfında hiç bıçağı bilememi istemedi. Aslında bende çok merak ediyorum bu keskinliğini ne kadar süre koruyacağını.

Bu bıçağın sertliği 58 HRC’dir. Siteden de bu bilgiye ulaşabiliyorsunuz. Bıçağın bileme açısı 15 derece olduğunu söylüyorlar. Bu durum aslında Lansky bileme seti için çokta güzel bir durum değil çünkü ben bu setle min 17 dereceye kadar bileme yapabiliyorum. Ya tekrar ağız açmam gerekecek yada sadece masat ile bileme yapacağım ikisinden biri. Malzeme bilgisi bunda da yok. Malzeme ile ilgili bilgiler genelde diğer forum sitelerinde paylaşılmış ancak doğrumudur tabiki bilemem. Ama şu kesindir ki, KAI’nin en alt grubunun bıçaklarının sertlik değeri bile Sürbısa markasının en pahalı bıçaklarından daha fazla duruyor. Belkide Sürbısa’nın dünya markası olabilmesi için bazı şeyleri tekrar gözden geçirmesi gerekiyor.

Son olarak tüm yazıyı özetlersem, Türk marka bıçaklarla yabancı marka bıçaklar arasında gerçekten çok fark var. Yabancı bıçakları genelde japon ve alman marka bıçaklar domine ediyor. Eğer bütçeniz varsa kendinize 1 adet güzel bir japon bıçağı satın alın. Eğer yoksa Sürbısa marka bıçaklarıda tercih edebilirsiniz. Genel olarka bu markanın bıçakları güzel ama bence ağaç saplı olan modeli teknik anlamda karşılaştırırsam benim açımdan daha tercih sebebidir. Ama aslında sapının ağaç olmasıda ayrı bir dezavantaj. Eğer başka bir japon bıçak markası olan Global Yoshikin bulabilirsem bir adette onun için yazarım. Ama maalesef hiçbir yerde bulamıyorum. Bıçakcım.com’a mail attım bu sene içerisinde getirmeyi düşünüyor musunuz diye. ancak bu sene içinde getirmeyeceklerini belirttiler. Ne yapalım sağlık olsun başka sefere 🙂

Bu yazı kesmediyse sizi, aşağıda hazırlanmış keyifli bir yazıyla devam edebilirsiniz.
http://uzayteknolojileri.blogspot.com.tr/2013/06/japon-celigi-ve-kaliteli-bcaklar.html

Gökhan,

http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

LG G4 güncelleme sonrası 4G bağlanma hatası

v2-77565-1_large1

Merhabalar,

Geçenlerde LG G4 telefonlar için V20h isimli yeni güncelleme yayınlandı. Kullanıcılar, güncelleme sonrası telefonlarda 4G’ye bağlanamama sorunları karşılaştılar. Yeni güncelleme, hattın servis ayarları ile ilgili bilgileri sıfırladığından bu bilgilerin tekrar tanıtılması gerekiyor.

Avea/türk telekom için bu ayarları *999# tuşlayarak telefonunuza gelen mesajlardan yüklenmesini sağlayabilirsiniz.

http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Espresso Dünyası

coffee-09

Merhabalar,

Bugün sizlere yeni aldığım bir kahve demleme ekipmanı olan moka pot ile nasıl kahve demlenir ondan bahsedeceğim. Almanya’da kaldığım süre zarfında ev sahibim eve çıktığım gün bir moka pot alıp getirmişti. ilk defa o gün gördüm moka potu 🙂 ancak ne olduğunu hiç sormadım bile ve yaklaşık 1 sene kaldığım süre boyunca hiç kullanmadım hep evin bir köşesinde durdu taaki yıllardan geçen sene, biletlerini eşimin aldığı istanbulcaffefest’te görene kadar. İstanbul haydarpaşa tren istasyonunda düzenlenen bir etkinlikti. Gerçi bu senede var ancak değişik mekanlarda organizasyonu düzenlemişler. Gitmek zor geldi vesselam.

Herneyse şimdi evde güzel bir cappuccino nasıl yapılırın tarifini sizinle paylaşacağım. ancak ondan önce hangi kahvenin içeriğini gösteren güzel bir info grafiği aşağıda paylaşmak istedim.

espresso-based-coffee-zoom

Bu infografik sayesinde hem içtiğiniz kahvenin içeriğini öğrenebilir hemde dişarıda sipariş ederken bu bilgileri göz önünde bulundurarak siparişini verirsiniz. Evet sabırsızlıkla beklediğinizi biliyorum, şimdi geçiyoruz.

 

Güzel bir cappuccino yapabilmeniz için yoğun ve köpüklü bir espresso yapabiliyor olmanız gerekiyor. Şu an yüksek basınçla çalışan ev tipi espresso makinelerin fiyatları eski zamanlara göre bir hayli uygun ancak malesef bütçeniz sınırlıysa, o zaman hala size göre pahalı olabilir. Eğer yüksek basınçlı makine alamıyorsanız o zaman moka pot işinizi görecektir. Bu mokapot işinde en usta firma Bialetti adında italyan firmasıdır aynı zamanda icatını yapan kişilerdir. Eskiden Türkiye’de bulmak zor iken şimdilerde Kahhve.com adlı siteden temin edebilirsiniz.

 

Bu video benim kanıma giren videodur 🙂 izledikten sonra hemen ben bu moka pot’u almalıyım diyorsunuz. Bu videoda doppo espressonun(duble espresso) nasıl yapıldığını anlatıyor. Bir üst videoda ise moka pot kullanımın yanında evde nasıl süt köpürtüle-bileceğini anlatıyor. Malesef itiraf etmek gerekiyorki bu videodaki gibi köpüklü bir espresso elde edemedim 🙁

Gelelim yapım sıralamasına;

  • moka pot’a ilk olarak su doldurmanız gerekiyor. Bialettinin üst kısmında “H2O” ile belirtilen seviyeye kadar su doldurup alt hazneye koyduğunuzda tam olarak doğru miktarda suyu koyduğunuzdan emin olabiliyorsunuz. Koyduğunuz su alt tahliye valfini kapatmaması gerekiyor.

  • Bir sonraki işlem ise eğer çekirdek kahve kullanacaksanız moka pot seviyesinde(bu seviye türk kahvesinden kalın filtre kahve seviyesinden incedir. Eğer Deloghni marka öğütücünüz varsa bu makinede en ince olan Fine ayarına denk geliyor. zaten dahada ince çekmiyor malesef) çekmeniz gerekiyor. Kahveyi dışarıda çektirecekseniz kahve aldığınız yere mokapot için demeniz yeterli, uygun büyüklükte çekilerek size vereceklerdir.Fazla almamanızı tavsiye ediyorum. Çünkü kahve dış ortamda oksijen ile temasa geçtiğinde bayatlıyor ve tadını kaybediyor. Az alıp hemen bitirmekte fayda var. Mokapotun içinde huni şeklinde bir aparat çıkıyor uygun çekilmiş kahvemizi oraya koyuyoruz. Kahveyi silme olacak şekilde doldurup kesinlikle bastırmıyoruz.
  • Moka pot güzelce kapatıp orta ateşte yanan ocağın üzerine alıyoruz bir yandanda bir miktar sütü süt ısıtma tenceresine alıp 70 dereceye ulaşana kadar ısıtıyoruz. moka pot’un alt kısmına koyduğumuz su üst katmana geçtiğinde köpüğün yanmaması için hemen fincana alıyoruz
  • Bir üst maddede sütün 70 dereceye kadar ısıtılması gerektiğini belirtmiştim. peki nasıl anlıyacaksınız sütün o dereceye ulaşıp ulaşmadığını… tabiki süt termometresi ile. Süt köpürtmek için en ideal sıcaklığın 70 derece olduğunu yukarıdaki videoda da anlatıyor. Eğer elinizde termometre yoksa benim gibi kenarlar fokurdamaya başlayınca ocaktan sütü alıp, french press’in içine sütü aktarıyorsunuz ve yaklaşık 1-2 dakika hızlıca çırparak güzel koyu kıvamlı bir süt köpüğü elde edebilirsiniz.
  • Ve son…. kahve ile süt ve köpüğü birleştirerek kahvenizi bitirmiş oluyorsunuz.

Eğer yapabilirseniz sütü koyarken çeşitli şekiller yapabiliyorlar. Google da “latte art” olarak aratırsanız bir çok örnek inceleyebilirsiniz. Eğer şekil yapmak istiyorsanız sütü çok köpürtmemeniz gerekiyor. Sadece yoğun kıvama getirebilirseniz güzel resimler veya şekiller yapabilirsiniz.

Kolay gelsin diyorum
Gökhan ŞAMAN

 

 

 

 

 

http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png