LG G4 güncelleme sonrası 4G bağlanma hatası

v2-77565-1_large1

Merhabalar,

Geçenlerde LG G4 telefonlar için V20h isimli yeni güncelleme yayınlandı. Kullanıcılar, güncelleme sonrası telefonlarda 4G’ye bağlanamama sorunları karşılaştılar. Yeni güncelleme, hattın servis ayarları ile ilgili bilgileri sıfırladığından bu bilgilerin tekrar tanıtılması gerekiyor.

Avea/türk telekom için bu ayarları *999# tuşlayarak telefonunuza gelen mesajlardan yüklenmesini sağlayabilirsiniz.

http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Espresso Dünyası

coffee-09

Merhabalar,

Bugün sizlere yeni aldığım bir kahve demleme ekipmanı olan moka pot ile nasıl kahve demlenir ondan bahsedeceğim. Almanya’da kaldığım süre zarfında ev sahibim eve çıktığım gün bir moka pot alıp getirmişti. ilk defa o gün gördüm moka potu 🙂 ancak ne olduğunu hiç sormadım bile ve yaklaşık 1 sene kaldığım süre boyunca hiç kullanmadım hep evin bir köşesinde durdu taaki yıllardan geçen sene, biletlerini eşimin aldığı istanbulcaffefest’te görene kadar. İstanbul haydarpaşa tren istasyonunda düzenlenen bir etkinlikti. Gerçi bu senede var ancak değişik mekanlarda organizasyonu düzenlemişler. Gitmek zor geldi vesselam.

Herneyse şimdi evde güzel bir cappuccino nasıl yapılırın tarifini sizinle paylaşacağım. ancak ondan önce hangi kahvenin içeriğini gösteren güzel bir info grafiği aşağıda paylaşmak istedim.

espresso-based-coffee-zoom

Bu infografik sayesinde hem içtiğiniz kahvenin içeriğini öğrenebilir hemde dişarıda sipariş ederken bu bilgileri göz önünde bulundurarak siparişini verirsiniz. Evet sabırsızlıkla beklediğinizi biliyorum, şimdi geçiyoruz.

 

Güzel bir cappuccino yapabilmeniz için yoğun ve köpüklü bir espresso yapabiliyor olmanız gerekiyor. Şu an yüksek basınçla çalışan ev tipi espresso makinelerin fiyatları eski zamanlara göre bir hayli uygun ancak malesef bütçeniz sınırlıysa, o zaman hala size göre pahalı olabilir. Eğer yüksek basınçlı makine alamıyorsanız o zaman moka pot işinizi görecektir. Bu mokapot işinde en usta firma Bialetti adında italyan firmasıdır aynı zamanda icatını yapan kişilerdir. Eskiden Türkiye’de bulmak zor iken şimdilerde Kahhve.com adlı siteden temin edebilirsiniz.

 

Bu video benim kanıma giren videodur 🙂 izledikten sonra hemen ben bu moka pot’u almalıyım diyorsunuz. Bu videoda doppo espressonun(duble espresso) nasıl yapıldığını anlatıyor. Bir üst videoda ise moka pot kullanımın yanında evde nasıl süt köpürtüle-bileceğini anlatıyor. Malesef itiraf etmek gerekiyorki bu videodaki gibi köpüklü bir espresso elde edemedim 🙁

Gelelim yapım sıralamasına;

  • moka pot’a ilk olarak su doldurmanız gerekiyor. Bialettinin üst kısmında “H2O” ile belirtilen seviyeye kadar su doldurup alt hazneye koyduğunuzda tam olarak doğru miktarda suyu koyduğunuzdan emin olabiliyorsunuz. Koyduğunuz su alt tahliye valfini kapatmaması gerekiyor.

  • Bir sonraki işlem ise eğer çekirdek kahve kullanacaksanız moka pot seviyesinde(bu seviye türk kahvesinden kalın filtre kahve seviyesinden incedir. Eğer Deloghni marka öğütücünüz varsa bu makinede en ince olan Fine ayarına denk geliyor. zaten dahada ince çekmiyor malesef) çekmeniz gerekiyor. Kahveyi dışarıda çektirecekseniz kahve aldığınız yere mokapot için demeniz yeterli, uygun büyüklükte çekilerek size vereceklerdir.Fazla almamanızı tavsiye ediyorum. Çünkü kahve dış ortamda oksijen ile temasa geçtiğinde bayatlıyor ve tadını kaybediyor. Az alıp hemen bitirmekte fayda var. Mokapotun içinde huni şeklinde bir aparat çıkıyor uygun çekilmiş kahvemizi oraya koyuyoruz. Kahveyi silme olacak şekilde doldurup kesinlikle bastırmıyoruz.
  • Moka pot güzelce kapatıp orta ateşte yanan ocağın üzerine alıyoruz bir yandanda bir miktar sütü süt ısıtma tenceresine alıp 70 dereceye ulaşana kadar ısıtıyoruz. moka pot’un alt kısmına koyduğumuz su üst katmana geçtiğinde köpüğün yanmaması için hemen fincana alıyoruz
  • Bir üst maddede sütün 70 dereceye kadar ısıtılması gerektiğini belirtmiştim. peki nasıl anlıyacaksınız sütün o dereceye ulaşıp ulaşmadığını… tabiki süt termometresi ile. Süt köpürtmek için en ideal sıcaklığın 70 derece olduğunu yukarıdaki videoda da anlatıyor. Eğer elinizde termometre yoksa benim gibi kenarlar fokurdamaya başlayınca ocaktan sütü alıp, french press’in içine sütü aktarıyorsunuz ve yaklaşık 1-2 dakika hızlıca çırparak güzel koyu kıvamlı bir süt köpüğü elde edebilirsiniz.
  • Ve son…. kahve ile süt ve köpüğü birleştirerek kahvenizi bitirmiş oluyorsunuz.

Eğer yapabilirseniz sütü koyarken çeşitli şekiller yapabiliyorlar. Google da “latte art” olarak aratırsanız bir çok örnek inceleyebilirsiniz. Eğer şekil yapmak istiyorsanız sütü çok köpürtmemeniz gerekiyor. Sadece yoğun kıvama getirebilirseniz güzel resimler veya şekiller yapabilirsiniz.

Kolay gelsin diyorum
Gökhan ŞAMAN

 

 

 

 

 

http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

PTC CREO j-link parametre değişimleri

creo-homepage-banner[1]

Merhabalar,

Bugün çizilen bir modelin içindeki parametreleri değiştirebilmeniz için gerekli kodu sizlerle paylaşacağım.


BaseParameter param=model.GetParam("Sizin parametreniz");
int myvalue=400;  /*Yeni atanan değer*/
ParamValue kk = new pfcModelItem().CreateIntParamValue(myvalue);
param.SetValue(kk);

Yukarıki kodda “Sizin parametreniz” olarak belirtilen alana sizin parçanızda daha önce atadığınız parametre ismini yazmanız gerekiyor. Kodu çalıştırdıktan sonra Creo ekranına gelerek regenerate tuşuna basarak parçanızı güncelleyebilirsiniz.

İyi çalışmalar
Gökhan

http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Adı “Doruk” olsun

d2896f10-7d05-4d05-85cb-307f91c7b15b

Kendime not;

23 Eylül 2016 tarihinde, oğlum Doruk; 4.1 kg ağırlığında ve 52 cm boyunda olarak Gebze Merkez Hastanesinde dünyaya geldi…

Hoşgeldin.

Babası
Gökhan ŞAMAN

http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Bıçak Bileme Sanatı

Merhaba Arkadaşlar,

Sizlere bugün birkaç gündür uğraştığım bu konuyu video üzerinden açıklayacağım. Evet pahalı bir bıçağı taşa vurmadan usulüne uygun olarak sabit bir açıyla nasıl bileyebilir-siniz? Bunun cevabı basit “Lansky bileme aleti”

Bu set yaklaşık bir-iki sene öncesine kadar Türkiye’de satışı yoktu. Ancak Amerika’dan bir tanıdığınız vasıtası ile getirebilirdiniz. Lakin şuan www.tac87.com sitesinde satılmaktadır. Oradan temin edebilirsiniz.

pr_01_644

Lansky markasının genel olarak aynı ama taş tipleri farklı olan 2 tip ürünü var. Yukarıdaki resimde standart bileme taşı olan ürününü görüyorsunuz. Buradaki taşlar grit oranlarına göre 70,120, 280, 600 ve 1000’dir.

Birde bu markanın elmas tipi bileme taşları olan ürünü vardır ve bu ürünün 3 taşı vardır.

lansky-sharpening-tool-3-stone-standard-diamond-lk3dm_903960

Bileme Açıları ise aşağıdaki gibidir.:
17° Açı – Çok yüksek bileme açısı, jilet veya neşter gibi aletler için tavsiye edilir.
20° Açı – Yüksek kalitede bıçaklar için kullanılan bir açıdır. Mutfak bıçakları ve fileto bıçakları için idealdir.
25° Açı – Keskinliğini uzun süre koruması istenilen bıçaklar için tercih edilen biley açısıdır. Dış mekan ve av bıçakları için idealdir.
30° Açı – Ağır iş bıçakları için uygun bileme açısıdır. Mukavva, halı, tel kesmede kullanılan bıçaklar için tavsiye edilir.

98656

Şimdi gelelim nasıl kullanıldığına,

  1. Yukarıdaki resimdeki gibi bıçağınızı aparata hareket etmeyecek şekilde bağlamanız gerekmektedir. Ancak buradaki kritik nokta şudur ki mutfak bıçağı bileceğinizi farzedelim, seçmeniz gereken bileme açısı 20 derecedir. Resimde gösterilen “Finger recess” olarak belirtilen yerin orta noktasından 20 derece deliğine olan uzaklığı 4.5 cm dir. bu uzaklığı tan20 dereceye bölerseniz bıçağınızın konumlandırmanız gereken uzaklığı bulursunuz. İşlemi yaparsanız 10 cm çıkacaktır. Yani bıçağınızı gerçekten 20 derece ağız açmak istiyorsanız keskin tarafı 10 cm gelecek şekilde konumlandırmanız gerekmektedir.
  2. Eğer sıfırdan ağız açacaksanız veya satın aldığınız bıçak açısı uygun değilse ve bu açıyı 20 dereceye çekmek istiyorsanız en düşük grit derecesine sahip taştan başlamanız gerekmektedir.Eğer bıçağınızın açısı uygunsa sadece kesinkiliğini toplamak istiyorsanız 1000 gritlik taşıda kullanabilirsiniz.
  3. 1000 gritlik taş genel kullanım için yeterlidir. ancak ultra keskinliğe ulaşmak istiyorsanız 1000 gritin üzerine çıkmanız gerekiyor.
  4. Bileme işlemine başladığınızda son olarak kullanacağınız 1000 grit hariç diğer tüm taşlarda ileri ve geri giderken taşı sürtebilirsiniz. son bileme taşında sadece tek yönde bileme yapmanız gerekiyor.
  5. Bir üst taşa geçerken bilediğiniz yüzeyin diğer tarafında çapak oluşup oluşmadığına tırnağınızla kontrol edin mutlaka çapağın oluşması gerekmektedir. Çapak yoksa orayı bileme taşı ile sürtmeye devam edin. Her tarafta çapak olunca ters çevirip aynı şekilde çapak oluşuna kadar taş ile bilemeye devam edin. Diğer tarafta tamamen çapak olunca bir üst taşa geçin. Son 1000 gritlik taşa geçinde tek yönlü ve eşit sayıda yüzeyleri bileme yaparak çapağı minumuma indirmeniz gerekiyor. Videoda bu olayı gözlemleyebilirsiniz.
  6. Son olarak deri parçasına bileme yönünün tersine sürterek son çapakları kırabilirsiniz böylece süper keskin bir bıçağınız olur.

Lansky ürünü amerikan menşei olduğundan gayet pahalı bir üründür. Eğer ürün fiyatı bütçenizi zorlayacağını düşünüyorsanız Alibabaexpress.com sitesinden muadillerini temin edebilirsiniz. Açıkçası bende buradan temin ettim. İncelemek için buraya tıklayın.

htb1mfbahvxxxxbvxpxxq6xxfxxxr

Kolay gelsin…

Gökhan ŞAMAN

 

http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Creo J-link Debugging with Netbeans

creo-homepage-banner[1]

Merhabalar tekrar,

Tam gaz hızla Creo j-link java programlamayı geliştirmeye devam ediyoruz 🙂 Bugün sizlere  Netbeans ile nasıl senkronize olarak nasıl debug yapıldığını anlatacağım. İlgisini çeken arkadaşların aşağıdaki belirttiğim makaleleri okumalarını tavsiye ederim.

bir gün önce ecilipse de aynı konuyu denemedim ama malesef derlediğim dosyayı bir türlü çalıştıramadım. Bunun sebebinin derleme komutunun javac ile değil javaw ile yapıldığını farkettim. Googleda yaptığım araştırmalara göre javac consol uygulamaları için gerekli derleyici, javaw ise GUI arayüzü olan programların derlenmesi için kullanılıyor. Anlıyacağınız ecilipse de bu işi beceremedim. 🙂 ancak Netbeans ile daha rahat debug yapılabileceğini PTC’nin kendi sitesinde gördüm. Yazılanları uyguladım ve uygulama güzel bir şekilde çalışıyor. Şimdi konuya gelirsek;

Netbeans’i bilgisayarınıza yüklüyorsunuz artık orasını anlatmayacağım. File → New Project’e tıklayarak Java Class Library seçili tutularak projeye isim veriyorsunuz1

Finish Tuşuna bastıktan sonra jlinkhelloworld.java dosyasının içeriğini buraya yapıştırıyorsunuz. ve aşağıdaki ekranda göründüğü gibi pfc ve otk jar kütüphanelerini programa ekliyorsunuz.

2

üst menuden Run→Built up’a basarak projemizi derliyoruz.

3

C:\Users\Frosty\Documents\NetBeansProjects\jlinkhelloworld klasörünün altına protk.dat ve config.pro dosyalarını kopyalıyoruz ve içeriğini aşağıdaki gibi değiştiriyoruz.

Protk.dat

name jlinkhelloworldapp
startup java
java_app_class jlinkhelloworld
java_app_start startApp
java_app_stop stopApp
allow_stop true
delay_start false
text_dir C:/Users/Frosty/Documents/NetBeansProjects/jlinkhelloworld/text
java_app_classpath C:/Users/Frosty/Documents/NetBeansProjects/jlinkhelloworld/build/classes
end

Config.pro

jlink_java_command C:\Program Files\Java\jdk1.8.0_92\bin\java.exe -Xdebug -Xnoagent -Xrunjdwp:transport=dt_socket,address=8000,server=y,suspend=n

Tüm bu ayarlamaları yaptıktan sonra Netbeans’e geri dönüp Debug → Attach Debugger… tuşuna basıyoruz

5

Aşağıdaki gibi bir ekran karşımıza gelecek;

6

Dinleme portunu 8000 yazarak OK tuşuna basıyoruz ve IDE Creo’yu bağlanıp dinlemeye başlıyor.

7

Creo içinden  programı başlattığınızda karşınıza yukarıdaki resimdeki gibi bir ekran çıkıyor.

Direk Netbeans projesini indirmek isterseniz link’ine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

indirme linki

Şimdiden kolay gelsin

G. ŞAMAN

http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

PTC Creo ile ilk J-link Bağlantısının Kurulması “HelloWorld” Part-1

creo-homepage-banner[1]

Merhabalar,

Geçen yazımda son yazacağım konunun PTC Creo’nun J-link özelleştirme katmanının nasıl kurulacağına dair bir yazı paylaşacağımı belirtmiştim. Peki nedir J-link bunlar hakkında kısa bir bilgilendirme yaptıktan sonra örneğimize geçeceğiz.

Bu makaleyi okuyorsanız zaten Creo’nun ne olduğunu biliyorsunuz diye kabul ediyorum. Çünkü herkesin ilgi alanı olmadığını fazlasıyla biliyorum 🙂 Peki şimdi Customization hakkında biraz bilgi vereyim, Normal günlük 3D çizim projelerinizde ihtiyacınız olmayabilir ancak büyük ve hergün rutin olarak yaptığınız bazı projeleri uygun programlama dili makrolar yazarak, iş gücü ve maliyetlerinizi düşürebilirsiniz.  Şu an çalışıtığım firmanın bu konu ile ilgili ciddi yatırımları ve ciddi boyutlarda kişi istihdam etmektedir ancak gün sonunda edilen iş miktarına baktığınızda ciddi bir iş yükünü, mühendislerin üzerinden aldığı da aşikardır. Creo bunun için çeşitli dillerle interface’ler hazırlamış ve bunları yazılan programlara entegre ederek bir IDE yardımı ile programlar hazırlayabilirsiniz.

Bu dilleri incelersek;

  • C Toolkit (Ücretlidir. Yazılım ve kullanım lisansı gerektirir. Creo’nun tüm özelliklerine sahiptir. Programın %99’una programlama dili ile hükmedebilirsiniz)
  • Java Toolkit (C Toolkit ile aynıdır. Lisans gerektirir ve tüm programa hükmedebilirsiniz.)
  • J-link (Ücretsizdir. Ancak kullanım alanı kısıtlıdır, programın tüm fonksiyonlarını kullanamazsınız örneğin parça çizemezsiniz ancak montajlayabilirsiniz.)
  • Visual basic API (Ücretsizdir. Visual Studio ve Excel gibi Ofice programlarına entegre edilebilir ancak kullanım alanı kısıtlıdır.)

Şimdi gelelim j-link bağlatısını nasıl yapılacağına;

Bu yazıya ek olarak aşağıdaki linklerden de inceleyebilirsiniz.

  1. http://inversionconsulting.blogspot.com.tr/ Jlink
  2. http://forkedbranch.eu/ J-Link API

Registry Dosyasının oluşturulması;

Bu kısım gerçekten önemlidir eğer yanlış oluşturulursa program yanlış yerlerden okumalar yapar ve bu durumda java kodunun çalışmasını engellenir. Bu dosyanın ismi “protk.dat” şeklinde ve içeriğinin aşağıda belirttiğim gibi olmak zorunda;

name                            jlinkhelloworldapp
startup                          java
java_app_class            jlinkhelloworld
java_app_start             startApp
java_app_stop             stopApp
allow_stop                    true
delay_start                   false
text_dir                         C:/apps/JLinkHelloWorld/text
java_app_classpath     C:/apps/JLinkHelloWorld
end

Şimdi bu alanları yavaş yavaş açıklayalım;

name: uygulamaya verdiğiniz isimdir. Eğer Creo’nun içinden bu uygulamayı başlatmak isterseniz bu ismi göreceksiniz. Yazdığınız programa ulaşmak için üst menüden TOOLS→Auxilary Applications →Registry dosyasında belirttiğiniz program ismi→Start tuşu ile yazdığınız program başlatılır.

1

startup: Hangi programlama dili ile uygulamayı çalıştıracaksınız. Jlink kullanacaksanız startup kısmına “java”, eğer Java toolkit kullanacaksanız “otk_java” yazılmalıdır. gene belirtmekte fayda görüyorum ki, Java toolkit kullanabilmeniz için developer ve user lisansına ihtiyacınız var.

java_app_class: Java kodunu içeren dosyanın ismidir. Tabiki aynı zamanda sınıfın ismi oluyor.

java_app_start: Program Creo tarafından başlatıldığında hangi metot ilk olarak okutulacağını gösteren yerdir.

java_app_stop: Program kapatıldığında çalıştırılacak kodların metodunun ismini gösteren yerdir.

allow_stop: Programın durdurulup durdurulmamasını sağlayan ayardır.

delay_start: Yazdığınız programın Creo açılırken başlayıp başlamayacağını belirlersiniz.

text_dir: Text dosyasının bulunduğu text klasörünün yolunu gösterir.

java_app_classpath: Programın konumunu gösterir. Eğer java kodunu derleyip class dosyası olarak kullanacaksanız sadece klasör olarak belirtmeniz yeterlidir. Ancak java toolkit olarak programınızı yazacaksanız class dosyanızı jar dosyasına çevirmeniz gerekmektedir. java_app_classpath  değişkeninide jar dosyasının tüm yolunu gösterecek şeklinde belirlemeniz gerekecektir.

Benim bilgisayarımdaki hali hazırda çalışan versiyonunu aşağıdaki linkten indirebilirsiniz.

indir

Bu rar dosyasını C sürücüsünün altına yapıştırın. bu lokasyona yapıştırmanız önemlidir başka yerde çalışmayacaktır.

2

Bu arada java sürümünüz sadece runtime(JRE) değil  aynı zamanda developer(JDK) versiyonunda yüklü olması gerekiyor. Eğer yoksa buradan indirebilirsiniz.

Yukarıdaki resimdeki gibi dosyalarınız gözüküyorsa ilk aşamayı tamamladınız demektir 🙂 protk.dat dosyasının iç elemanlarının ne olduğunu yukarıda bahsettik şimdi ek olarak config.dat dosyasına JAVA JDK sının nerede olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Maalesef yükleme esnasında Creo tarafından otomatik belirlenmiyor, sizin config dosyasının içerisine belirtmeniz gerekiyor.

jlink_java_command          C:\Program Files\Java\jdk1.8.0_92\bin\java.exe -Xdebug

Dosyanın içerisini incelerseniz JDK klasörünün içerisindeki java.exe dosyasının yolunu göstereceksiniz.

Gelelim başka bir kritik meseleye; -Text klasörünü içeriği-

Klösürün içerisine girdiğinizde “usascii” isimli başka bir klasör göreceksiniz bu bilgisayarın diline göre bu isim değişiyor ve standarttır. bu tip standart bilgileri Jlink ilgili PTC tarafından hazırlanmış PDF dosyasını içinde bulabileceksiniz.

C:\Program Files\PTC\Creo 3.0\F000\Common Files\jlink\jlinkug.pdf

usascii klasörün içinde bulunan “msg_jlinkhelloworld.txt” dosyasının içeriği aşağıdaki gibidir. Burada yazdığınız uygulamaya creo’da ribbon olarak atayabiliyorsunuz. Bu txt, ribbon üzerinde kullanacağınız değişkenler ile ilgili bilgiler tutuyor. Yazının devamı olan Part-2 de daha güzel anlaşılacağını düşünüyorum.

JLHW Btn1 Label
Goekhan SCHAMAN JLink Hello World
#
#
JLHW Btn1 Help
Run the JLink Hello World Application
#
#
JLHW %s
%0s
#
#
JLHW Btn1 icon
C:\apps\JLinkHelloWorld\text\usascii\resource\calculator_large.png
#
#

en kısa zamanda yazının ikinci bölümünü paylaşacağım,

İyi çalışmalar, G. ŞAMAN

 

http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

İleri Teknoloji Ürünleri ve Araç Sektöründeki Yönü

AAEAAQAAAAAAAAMdAAAAJGFlY2EwYTU0LWUwNDUtNDBiZC04ZDhkLTYzODNlYjUzNzdkNQ

Yakın yüzyılda ülkelerde gerçekleşen sosyo-ekonomik gelişmeler ister istemez tüm firmalarıda etkilemiş ve etkilemekle kalmamış onları radikal kararlar almaya zorlamıştır. Artan tüketim çılgınlığı ve iletişimde doruk noktasında olduğu bir dünya ortamında bunun kaçınılmaz olduğu herkes tarafından zaten kabul edilmektedir. Nedir mesela bu radikal kararlar;

Çoğu firma üretim yerlerini daha ucuz işçi çalıştırabilecekleri Hindistan, Çin, Tayland ve Malezya gibi ülkelere taşımış veya taşımayı düşünmektedirler. Genel anlamda bu firma büyüklüklerine baktığınızda kuruldukları ülkelerde büyük popülerliği ve saygınlığı olan firmalardır dahası artan talebe uygun ve hızlı cevap verebilmek için kendi ülkelerine daha katkı sağlayabilecekken radikal kararlar alarak üretim sahalarını taşıyorlar. Belki bu konuya kendimin bildiği bir olayı anlatarak daha rahat anlatabilirim.

Büyük otomobil yan sanayi firması olan A, otomobil piyasasında büyük bir satış oranına sahip B firması, yeni lansmana çıkacak bir otomobilin parçasını üretilmesi için A ile satış pazarlama toplantısına katılıyorlar. Toplantı esnasında çok sert pazarlıklar dönüyor ve A firması bu projesi prestij projesi olarak görüyor ve diğer firmaların ürünlerinin üretimine talip olduklarında B firmasının üretmiş olduğu arabaya parça verdiklerini anlatarak referans vermek istiyorlar. Küçük bir maliyet hesaplaması yapılıyor yurtdışında kullanılan işçilik, nakliye, hammadde ve mühendislik maliyetlerine şirketin kazanacağı kârlarınıda ekleyince 50€ nun altına düşemeyeceklerini fark ettiler. Peki B firması bu ürün için teklif ettiği fiyatı tahmin edebiliyormusunuz ?? tabiki hemen söyliyeyim… Parça başına verdiği fiyat 25€. Bu fiyatlara inmenin hiçbir koşulu yok, üstte bahsettiğim kalemlerin birim fiyatlarını düşürmediğiniz sürece. Şunuda belirtmek isterim, B firmasının yeni otomobili Türkiye satış fiyatı yaklaşım 300,000€’dur. Bu kadar pahalı bir üründe bile istediğiniz fiyatı kabul ettiremiyorsunuz. Haksızda değiller çünkü rakipler bahsi geçen kalemleri 3. dünya ülkelerin iş gücü ile çözüyorlar, ve maliyetlerini en aza indiriyorlar bununla beraber rekabetçi ortamda çok acımasızca fiyat verebiliyorlar. Hemde Çin gibi ülkelerin teknoloji transferi yapmadığı bir işletme olmadan  yapabileceği fiyat tekliflerinden hiç bahsetmiyorum. Düşünebiliyormusnuz muazzam bir iş gücü potansiyeli ve çok ucuza mal edebiliyorlar. Hatta alibaba.express.com gibi sitelerden alışveriş yapanınız varmı bilmiyorum ancak 1€ bir ürüne bile bedava kargo ile gönderebiliyorlar. İşte bu rekabeti gerçekten bitiriyor. Peki Avrupa ve Amerika böyle bir canavarla nasıl başa çıkacaklar; bunun cevabı bu yazının kapanış konusu olacaktır 🙂

Tabiki cevap şudur; Avrupa ve Amerika, teknolojiye her zaman ön ayak olacaklar ve Çin gibi ülkeler onu ele geçirene kadar istedikleri fiyatı verecekler ve alacaklar. Bu sebeble büyük firmalar Çinin üretebildiği ürünlerle rekabete girmek yerine Avrupa ve Amerika’da ki fabrikalarını kapatarak Çin gibi ülkelere kurdular. Ellerindeki nitelikli iş gücünüde teknoloji geliştirmek için kullanıyorlar. Belki bizim ilk önce Çin olup daha sonrada Amerika olmamız gerekiyor.

Bir sonraki konum yeni bir ürün olan grafen üzerine olacak. G. ŞAMAN

http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Araç tavan temizliği hakkında

kos_hyun

Merhabalar,

2009 model Hyundai era marka aracımın tavan temizliği hakkında biraz tecrübelerimi paylaşmak istiyorum. Gerçi internette bu konu ile ilgili, özellikle forum sitelerinde çok başlık açılmış ancak ben bu araba ile ilgili yaptıklarımı yazacağım. İsterseniz bu forumlara girerek daha farklı kullanıcıların deneyimlerinden yararlanabilirsiniz.

Öncelikle size en yakın markete giderek kosla elde halı yıkama şampuanı satın alıyorsunuz. Fiyatı 10 TL civarında idi hatırladığım kadarıyla. Başkada bir malzemeye ihtiyacınız yok.

Şimdi gelelim uygulanışına;

2 litre ılık suya 5 kapak kosla halı şampuanını koyarak, güzelce köpürtüyorsunuz. Elinize eldiven giydikten sonra bu köpüğü aracın tavanına yayıyorsunuz. Burada dikkat etmeniz nokta elinizle bastırmadan, güzelce köpüğü yayıyorsunuz. 1 kişinin daha yardımına ihtiyacınız oluyor bu yüzden 2 kişi ile yapmanız herzaman daha iyidir. 5-6 dakika sonra köpük kuruduktan sonra temiz suyla ıslatılmış (ancak suyu tamamı sıkılmış hafif nemli)mikrofiber bezle güzelce tekrar üzerinden geçiyorsunuz. bundan sonra yapmanız gereken tek şey kurutmak… aracınızı 8-10 dk kadar çalıştırıp fan seviyesini en üst seviyeye alarak bekleyin, köpük ile uygulama yaptığınızdan dolayı hemen kuruyor.

Peki Sonuç; mükemmel… eğer tavanınız kirliyse kesinlikle deneyin pişman olmazsınız. Ancak şimdiden uyarmakda fayda var, tavanınızı fazla ıslatmayın ve kurutmaya dikkat edin. Bu iki durum arabada istenmeyen kokulara veya tavanın sarkmasına sebep olabilir.

Kolay gelsin.

http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Araç teknolojisinin bugünü ve yarını

atelier-voiture-autonome-connectee_0[1]

Teknolojiye bırakın ayak uydurmayı, takip etmekte  bile zorlandığımız bu günlerde, tabiki amacım size teknolojinin önemini anlatmak değil. Bunu zaten sizlerde fazlasıyla farkındasınız. 2009 model bir araç sahibi olarak konuşmak belki çokda bu konuda yetkin olmadığımı gösterebilir ancak güncel bilgileri yeteri kadar takip ettiğimi düşünüyorum ve sizlerle paylaşmak istiyorum…

Son zamanlarda bilmiyorum farkettiniz mi ama artık dünyaya yön veren yazılım firmalarının araç üreten veya üreten firmaları destekleyen firmalarla ilgilendiğini ve bazen de bu firmaları satın aldıklarına dair haberlere denk gelmişsinizdir. Bu gerçektende bir sır değil. Bir yazılım firmasının kendi alanı olmamasına rağmen böyle bir büyük satın alma yapması gerçekten doğru bir yatırım mı acaba gelecek için? Kısa cevap : “Evet çok doğru bir karar.”

Çünkü…;

Dünya, yapay zekaya  bir basamak öncesi olan bulut sistemi evresinde. Yani ne demek şimdi bu diye kendinize sorabilirsiniz. Dünya üzerinde üretilen her bir makine ve araçlar, gelişen internet hızıyla beraber birbirleri ile konuşabilir duruma geliyor. Tabiki bu süreç ne zaman tamamlanır bilinmez ancak çokta uzun süremeyeceğini sizlere garanti edebilirim. Yazımın konusu olacak otomobillerde bu konuda nasibini fazlasıyla alacaklar. Büyük firmalar bu konuda çalışmalara çoktan başladılar ve epeyde bir yol katettiler. Düşünsenize… hep beraber büyük resimi hayal etmeye çalışırsak,

“Tüm araçlar birbiriyle haberleşebilecek, evet evet çok güzel ancak sanki hangi sistem üzerinden bağlanacaklar? cep telefonumdan bağlanabilecekmiyim? peki benim telefonum android veya Iphone olması farkedecekmi?”

Bilmiyorum ancak bu soruları kendinize sorduğunuzda aslında araçların üzerinde ortak geliştirilmesi gereken bir platform olması gerektiğini sizde farkedebiliyor musunuz?

Evet işte tamda bu noktada Google devreye giriyor. Aslında bu işe çoktan başladığını hatta araç prototipleri yapıp, bu prototipleri çoktan akan trafikte kullanmaya başladıklarınıda aktif medyadan takip ediyoruz. Yani diyorumki Google şimdiden bu boşluğu doldurabilecek en büyük firma olacak tıpkı dokunmatik cep telefonu piyasasında olduğu gibi büyük bir koz eline geçirecek. Hatta belli bir tarihten sonra çıkacak araçların multimedya sistemi direk bu yazılımla çıkacak ve şimdi vereceğim siteden de inceleyebileceğiniz gibi (Google auto) aynı zamanda hangi firmaların bu projeye destek verdiğini ve çıkması muhtemel yazılımları inceleyebilirsiniz. Birçok firma vizyon ve misyonlarını bu bağlamda değiştirdi ve satın alma hareketlerinde bu mantığı fazlasıyla görüyorsunuz. Audi kendi kendine süren araç projesine google ile beraber başladılar, Dünyanın en büyük ana sanayi destekçilerinden olan ZF, bu teknolojiyi bünyesine katmak için, en az kendisi kadar büyük bir firma olan amerkan TRW firmasını satın aldı, Samsung’un fiat magneti marelli firması ile ilgilendiğini biliyoruz, Fiat’ın Google ile anlaştığını zaman zaman okuduk ve son olarak da microsoft’un bu alana gireceğini yakın bir zamanda duyurdu.

Aslında yukarıda anlattıklarımdan demek istediğim şudur ki,hiç bir meslek dalı kendini yazılım ve bilgisayardan soyutlayamıyor, bütün sistemler ortak platformlar altında birleşiyor. Bu sebeble artık her üniversite mezununun en az bir programlama dili öğrenmesini tavsiye ediyorum. çünkü dünya bu yöne doğru gidiyor. İleriyi gören firmalar ürünlerini akıllandırmaya çoktan başladılar, yıllardır tasarımı tamamen mekanik olan araçlarda işlemci kullanılmaya başladığından beri hiç bir şey eskisi gibi değil 🙂 inanmazsanız eski ustalara bir sorun sizlere hep aynı şeylerden bahsedicekler “Yavf ben bu elektronik araçları anlamıyorum eskilerde ne güzeldi…”

Bir sonraki yazım ileri teknoloji ürünleri üzerine yazmayı düşünüyorum, G. ŞAMAN

http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_48.png http://www.gokhansaman.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png